İSTANBUL İCRA HUKUK MAHKEMESİ HAKİMLİĞİ’NE

 

DOSYA NO: 2013/……..Esas

CEVAP VEREN

DAVALI: 

VEKİLİ: Avukat Arif BALTACI

KARŞI TARAF

DAVACI: 

VEKİLİ: 

D.KONUSU: ………………….. tarihli ara karar gereği cevap ve beyanlarımız ile delillerimizin içeren dilekçemizdir.

 

BEYANLARIMIZ

 

1- İstanbul … İcra Müdürlüğünün 2013/……….. Esas sayılı dosyasından, dosya borçlusu ……………. olan ve müvekkil şirket ile hiçbir ilgisi bulunmayan 3.kişinin borcundan dolayı, ………………….. günü, müvekkil şirket tarafından ekteki kira sözleşmesi ile kiralanmış ve içerisinde şirketimize ait ticari defterlerimizde kayıtlı bulunan faturalı menkul mallarımızın bulunduğu iş yeri, alacaklı vekilinin mücerret iddiasına dayanılarak kapısı açılarak yasaya ve usule aykırı olarak ihtiyaten haczedilmiştir.

Takip dayanağı bono üzerindeki borçlu adresi ‘………………………………………….. İstanbul” iken, müvekkil şirkete ait iş yerinde gereken araştırma ve tespit yapılmadan, muhtara sorulmadan, evrak araştırması yapılmadan, vergi levhası ya da borçluya ait her hangi bir belge, bilgi kayıt bulunmadan, alacaklı vekilinin mücerret iddiası üzerine ihtiyaten menkuller haczedilerek muhafaza altına alınmıştır.

2-İstihkak davasının ön koşulu olan, borçlu hakkında icra takibi kesinleşmediğinden, davanın reddi gerekmektedir. İcra dosyasından ÇIKARILAN TEBLİGAT ve ödeme emri de senet üzerindeki adrese çıkarılmadığı gibi kötüniyetli olarak müvekkil şirkete ait olan ve KAPALI BULUNAN iş yeri adresine çıkarılmış, tebligat ise TEBLİGAT KANUNUNA ve TEBLİGAT TÜZÜGÜ’NE AYKIRI OLARAK’’ KONU:21 şeklinde matbu açıklama olarak yazılmış (muhatap tevziat saatlerinde adreste bulunmadığından komşusu …………………’un şifahi beyanına göre dışarıda iş takibinde olduğundan ilgili mahalle muhtarına tebliğ edildi. Aynı komşusuna haber verilerek 21.numaralı form kapısına yapıştırıldı’’ şeklinde açıklama ile Tebligat Kanunun 21 maddesine göre mi yoksa 22 maddesine göre mi yapıldığı belli olmayan ve ismi bildirilen komşunun da İMZASI BULUNMAYAN, geçersiz tebligattır. TEBLİGAT, YASAYA VE TÜZÜĞE AYKIRI VE GEÇERSİZDİR. BU TÜR İŞLEMLER POSTA MEMURLARINCA MAALESEF Kİ İSTANBUL’DA SIK RASTLANILAN BİR HAL ALMIŞTIR. OYSA ilgili yasa ve tüzük gereği ismi bildirilen komşunun İMZASI TUTANAĞA ALINMALI, İMZADAN İMTİNA ETTİ İSE bu husus yazılmalıdır. Ek-1 de ibraz ettiğimiz Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15.12.1999 tarih, 6/1061-1050) sayılı kararından da anlaşılacağı üzere yasaya ve usule uygun geçerli bir tebligat yok hükmündedir.

Yasaya ve usule uygun geçerli tebligat bulunmadığından, borçlu hakkında icra takibi kesinleşmediğinden, istihkak davasının ön koşulu olan dava şartı oluşmadığından iş bu davanın reddi gerekmektedir.

3-Haciz konusu mahcuzlar, müvekkil şirkete ait olup fatura ve ticari defter kayıtlarımız ve vergi dairesinden gelen cevabı yazıda bu hususu teyit etmektedir. Ayrıca ……………………. tarihli duruşmada dinlenen davacı tanığı da ‘BORÇLUYA AİT İŞ YERİNİN ADRESİNİ TAM OLARAK BİLEMEDİĞİNİ’’ BİLDİRMİŞTİR. Ekteki Yargıtay 21 Hukuk Dairesinin 16.2.2004 tarih ve 2004/10852 Esas ve 2004/1083 Karar sayılı kararından da anlaşılacağı üzere, davacı davasını ispat edememiş olup iş bu davanın reddi gerekmektedir.

 

SONUÇ ve İSTEM: Başkaya, fazlaya ve faize dair dava ve talep haklarımız saklı kalmak kaydıyla, Yukarıda arz ve izah ettiğimiz nedenler ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle, öncelikle dava şartları oluşmadığından davanın reddine, mahkeme aksi kanaatte ise davacı davasını ispat edemediğinden haksız ve yersiz davanın reddine, kötüniyetli alacaklının %20’den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, mahkeme harç ve masraflarıyla vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini, tensip ve görüşlerinize arz ederiz. 

 

Davalı Vekili

Avukat Arif BALTACI

 

EK- 2 ADET YARGITAY

KARARI